19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında, Oksijen Gazetesi iş birliğiyle hazırladığımız “Gençleri Anlama Rehberi” yayımlandı. Türkiye’nin dört bir yanından TEV’li bursiyerlerin kaleminden çıkan içerikler ile hazırlanan rehber, gençlerin yalnızca ne düşündüğünü değil, nasıl anlaşılmak istediklerini de kendi cümleleriyle ortaya koyuyor.
TEV’li gençler; yazıları, çizimleri ve kişisel anlatılarıyla yalnızca kendi hikâyelerini değil, ortak bir kuşağın ruh hâlini de görünür kıldı. Sürecin editoryal aşamasında ise bursiyerlerden oluşan Yayın Kurulu aktif rol alarak çalışmanın diline ve bütünlüğüne katkı sundu.
27 maddeden oluşan rehberde gençler; başarı baskısından kimlik arayışına, gelecek kaygısından aidiyet ihtiyacına kadar birçok konuda son derece samimi ve güçlü bir dil kurarken, umutlarını, dayanıklılıklarını ve hayata dair inançlarını da paylaşıyor.
Rehberde yer alan bazı ifadeler ise gençlerin dünyasına dair dikkat çekici bir bakış sunuyor:
“Genç olmak sanıldığı gibi sürekli bir yön arayışı içinde bulunmak değildir. Çoğu zaman yanlış yönlerin, başkasından gelen sözlerin ve sürekli değişen dalgaların arasında kendi doğrusunu aramaya çalışmaktır. Yani mesele kaybolmak değil, kaybolmuşluk içinde bile bir hayatı sezmeye çalışmaktır. Nitekim Atatürk’ün de söylediği gibi: ‘Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir.’ Belki de bu yüzden mesele hiçbir zaman sadece gençlik değildir.”
— TEV Bursiyeri Melike, Hitit Üniversitesi
“Peki, gençler ne duymak ister? Seni anlıyorum. Sana güveniyorum. Yanındayım. … Belki de her şey daha basit bir yerden başlayabilir: yargılamadan, kıyaslamadan ve çözüm üretmeye çalışmadan sadece dinlemek… Çünkü gerçek anlayış ancak o zaman mümkün olur.”
— TEV Bursiyeri Şevvan, Ege Üniversitesi
“Bize sadece para veya imkân değil, özgürce karar verebileceğimiz, hata yapsak da yargılanmayacağımız ve kendi biricik hikâyemize saygı duyulacak alanlar bırakın. … Başarı benim için özgürlüğümü ilan etme biçimi.”
— TEV Bursiyeri Elif, Akdeniz Üniversitesi
“Gençlik, kim olamadığını değil, kim olduğunu özgürce keşfetmek demektir.
” — TEV Bursiyeri Gülden, Dokuz Eylül Üniversitesi
“Biz gençler, sanal dünyaların sadece pasif sakinleri veya tüketicileri değiliz. Bizler, devasa veri yığınlarını süzebilen, küresel bir kültürü anında sindirip üzerine kendi yorumunu ekleyebilen ve karmaşık habitatları sıfırdan inşa edebilen dijital mimarlarız. Elimizdeki bu dijital dil, doğru yönlendirildiğinde sadece piksellerden ibaret kalmayacaktır.”
— TEV Bursiyeri Gizem, Mersin Üniversitesi
“Bundan tam 107 yıl önce, bir geminin güvertesinde bu milletin henüz kurulmamış hayalleri yürüyordu. Karadeniz’in hırçın dalgaları arasında süzülen o vapur, bir tarihin akışını taşıyordu. Ve biz, bugün o dalgaların kıyıya ulaştığı noktada duran milletin mirasçılarıyız. Ama mirasçı olmak, sadece geçmişi bilmek ve tozlu raflardaki hatıraları yâd etmek midir? Yoksa o hayalleri bugün, modern dünyanın araçlarıyla yeniden kurabilmek mi? Genç olmak tam da bu sorunun içinde yürümek demek.”
— TEV Bursiyeri Berfin, Kocaeli Üniversitesi
Bu satırlar, gençlerin yalnızca kaygılarla değil, aynı zamanda yüksek bir farkındalık, güçlü bir aidiyet duygusu ve geleceği dönüştürme isteğiyle hareket ettiğini de gösteriyor.
19 Mayıs’ın taşıdığı bağımsızlık ruhunun bugün gençlerin cümlelerinde, cesaretinde ve hayal kurma biçimlerinde yaşamaya devam ettiğine inanıyoruz. Çünkü Cumhuriyet, yalnızca gençlere emanet edilmiş bir değer değil, gençlerin sesi duyuldukça güçlenen bir gelecek vizyonudur.
Türk Eğitim Vakfı olarak, gençlerin sesini daha görünür kılan ve onların düşüncelerine alan açan çalışmalar üretmeye devam edeceğiz.
Gazetenin devamını linkten inceleyebilirsiniz.